 |
Aşağıda sıralanmış olan ilaçların hepsi semptomatik etkileriyle,
PH’da nigrostriyatal sistemdeki dopamin yetmezliğini düzeltmeyi
hedefler:
1. Levodopa
2. Dopamin reseptör agonistleri
3. Antikolinerjik ilaçlar
4. Amantadin
5. KOMT inhibitörleri
6. MAO-B inhibitörleri
LEVODOPA
(Madopar®, Sinemet®)
Günümüzde Parkinson hastalığı belirtileri üzerinde en fazla
etki gösteren ilaçtır. Özellikle hareket yavaşlığı ve sertlik
üzerine etkili olup titremeye etkisi her hastada farklıdır.
Dopamin kan-beyin seddini geçemediği için, ön maddesi olan
levodopa verilir. Levodopayı dopamine dönüştüren “dopa-dekarboksilaz”
enzimi mide-barsak sisteminde de bulunduğu için levodopa tek
başına verildiğinde, beyne ulaşmadan önce dopamine parçalanır
ve beyne geçen miktar çok az olur. Bu nedenle levodopa içeren
preparatlara, kan-beyin seddini geçmeyen “dopa-dekarboksilaz
enzimi inhibitörleri” eklenmiştir (Madopar’da “benserazide”,
Sinemet’te “carbidopa”) (Tablo
1).
 |
 |
 |
Tablo
1. Levodopa/dopa dekarboksilaz inhibitörü
içeren ticari ilaçlar |
|
|
 |
 |
Madopar®
kapsül = levodopa + benzerazide
|
 |
 |
| |
62.5 mg = 50 mg + 12.5 mg
125 mg = 100 mg + 25 mg
250 mg = 200 mg + 50 mg
125 mg HBS*
= 100 mg + 25 mg
|
 |
 |
 |
Sinemet®
tablet = levodopa + carbidopa
|
 |
 |
| |
25/250 mg = 250 mg + 25
mg
10/100 mg = 100 mg + 10 mg
25/100 mg = 100 mg + 25 mg
50/200 mg CR*
= 200 mg + 50 mg
|
 |
 |
| |
*
: HBS ve CR formları midede yavaş erir ve
uzun süre etki (4-6 saat) gösterirler.Sinemet
50/200 CR, 10/100 ve 25/100 formları yurdumuzda
yoktur.
|
 |
|
 |
|
 |
 |
Levodopa ağızdan alındığında her bir doz 15-30 dakikada beyne
geçer, yarı ömrü 60-90 dakikadır. Başlangıç dozu günde 150-300
mg olup, optimal doz genellikle 300-800 mg arasında değişir.
Günlük en yüksek doz 2000 mg olup, Parkinson hastalarında
böyle yüksek dozlar gerekli olmamaktadır, ancak daha çok Parkinson-artı
hastalıklarda doz arttırımı yapılır. Levodopa yemeklerden
yarım veya 1 saat önce aç karnına alınmalıdır. Eğer midede
proteinli gıdalar (et, süt, sütlü gıdalar, yumurta vb.) varsa,
ilaç mide-barsak pasajı sırasında ve kan-beyin seddini geçerken,
proteinlerin parçalanmasıyla oluşan aminoasitlerle yarışmaya
girer ve beyne geçen ilaç miktarı çok azalır, dolayısıyla
klinik etkinliği zayıflar. İlacı yemekten sonra alan hastalarda
doz miktarı değiştirilmeden aç karnına almaları sağlanınca
ilacın etkinliğinin yaklaşık iki misli arttığı görülür. Parkinson
hastalığı tedavisinde levodopa ve onunla birlikte alınan entakapon
dışındaki diğer ilaçlar tok karnına verilir.
Levodopaya yanıtsızlık: Parkinson
hastaları uygun dozda aç karnına verilen levodopadan mutlaka
yarar görürler. Eğer hasta bu ilaçtan beklenen etkiyi göremiyorsa
doz yetersizdir, ilaç tok karnına alınıyordur, dopamin reseptörlerini
bloke eden bir ilaç kullanımı söz konusudur ya da Parkinson
hastalığı tanısı yanlış olup, diğer parkinsonizmler açısından
tanı tekrar gözden geçirilmelidir.
Levodopanın yan etkileri :
Bulantı ve kusma: Bazı hastalarda
tedavi başlangıcında geçici olarak bulantı veya kusma olabilir,
fakat zamanla bu yan etkiye tolerans gelişir. Bulantı hastayı
fazla rahatsız ediyorsa levodopa ilk hafta tok karnına verilebilir,
daha sonra yemeklerden 1 saat önce verilmeye başlanır. Bu
tür önlemlere karşın bulantı veya kusma sürüyorsa levodopadan
yarım saat önce 1 veya 2 adet domperidon (Motilium®) tablet
verilmesi yararlı olmaktadır. Tüm önlemlere karşın inatçı
gastrointestinal yakınmalar sergileyen bazı hastalarımızda,
kanda helikobakter pilori IgG düzeylerini yüksek bularak uygun
şekilde tedavi ettikten sonra hastaların Parkinson ilaçlarını
rahatlıkla tolere edebildiklerini gözlemledik.
Tansiyon düşmesi (Postüral hipotansiyon):
Levodopa kalp ve kan damarlarının düz kasları üzerine
etki ederek çarpıntı, postüral hipotansiyon, nadiren de hipertansiyona
yol açabilir. Postüral hipotansiyonu doğrulamak üzere yatarken
ölçülen sistolik tansiyon değerinin, üç dakika ayakta kaldıktan
sonra 20 mm Hg düşmesi anlamlıdır. İlacın kalp üzerine tehlikeli
bir yan etkisi görülmemektedir.
Zihinsel işlevlere etkisi:
Levodopa seyrek olarak sinirlilik, huzursuzluk veya uykusuzluğa,
kimisinde ise aşırı bir uyku haline yol açabilir. Bazen hastalar
uyanıkken hareketli insan ya da evcil hayvan grupları şeklinde
ürkütücü olmayan görsel hayaller (halüsinasyonlar) tanımlayabilir.
Başlangıçta iç görüsü sağlam olan, yani bunların hayal olduğunun
bilincinde olan hastalar, zamanla iç görülerini kaybederek
gördüklerinin gerçek olduğunda ısrara ederler ve yakınlarıyla
bu konuda çatışmaya girebilirler. Daha seyrek olarak, anlaşılmaz
sözcükler duyma şeklinde işitsel veya birisinin dokunduğunu
hissetme şeklinde hayaller de tanımlanabilir. Bunların dışında
özellikle demansı olan yaşlı hastalarda şüphecilik (paranoid)
hezeyanları görülebilir. Hayal ve hezeyanlar genellikle çok
çeşitli Parkinson ilaçları kullanan ve hastalık öncesi kişiliği
aşırı duyarlı olan hastalarda daha sık görülür. Esasında bu
durumdan endişe edilmemesi gerekir, çünkü ilaçlar hafifçe
azaltılırsa veya aşağıda anlatılacağı gibi tedaviye bazı ilaçlar
eklenirse sorun tamamen çözümlenebilmektedir.
LEVODOPANIN UZUN SÜRE KULLANILMASINA
BAĞLI SORUNLAR
Levodopa tedavisinin başlangıcından genellikle 2-5 yıl sonra
hastaların çoğunda harekete ilişkin olan (motor) ve olmayan
(non-motor) sorunlar (komplikasyonlar) doğabilir.
Motor komplikasyonlar:
Doz sonu fenomeni: Bir çok hasta tedavinin ilk yıllarında
her ilaç dozunun etki süresini ayırt edemez, çünkü yararlı
etki gün boyu sürmektedir. Bu hastalar arada bir doz kaçırsalar
dahi durumlarında kötüleşme olmaz. Ancak tedaviden bir kaç
yıl sonra hastaların çoğu, ilacın etki süresinin giderek kısaldığını
ve her bir dozun yaptığı iyiliğin başlangıç ve bitişini fark
ederler. Yararlı etki önceleri 4-5 saate, zamanla 1,5-2 saat
gibi çok kısa sürelere iner. Bu sorunu ilk olarak hasta sabah
uyandığında hareketlerinde ağırlaşma ve varsa titremede artma
şeklinde tanımlar. Özellikle levodopa akşam erken saatlerde
alınıyorsa, etkisi sabaha kadar sürmemektedir. Başka bir deyişle
gece son doz ile sabah ilk doz arasındaki uzun süre zarfında
beyindeki dopamin depoları tükenmektedir.
Doz sonu fenomeninde (motor dalgalanmalar)
tedavi yaklaşımları:
Levodopa aç karnına alınmalıdır
Sıvı levodopa + C vitamini*
Sık ve ufak dozlarda levodopa
Yavaş salınan levodopa (Madopar HBS®)
Dopamin agonisti eklenir
KOMT inhibitörü eklenir
Apomorfin (deri altına zerk)
Cerrahi girişim
*Levodopa (Madopar® veya Sinemet®) sıvı şekilde kullanılacaksa
Madopar kapsülleri açılarak içindeki tozu veya Sinemet olduğu
gibi bir bardak suya atılır ve çeyrek tablet efervesan C vitamini
eklenir veya birkaç damla limon sıkılır, karıştırılır ve içilir.
Böylece ilaç hızla mideyi terkeder ve barsaktan emilir. Madopar
HBS® bu şekilde kullanılmaz.
“Açılma-kapanma” dalgalanmaları: Hastalığın daha ileri evrelerinde
görülen bu durumda her levodopa dozu etkili olmaz ve gün içinde
beklenmedik zamanlarda ortaya çıkan birkaç saatlik iyi (açılma)
ve kötü (kapanma) dönemler birbirini izler. Hastalar günün
hangi saatlerde iyi veya kötü döneme gireceklerini bilemezler.
Yukarıda tanımlanan doz sonu fenomeninde ise her levodopa
dozu yarar sağlar, ancak etkisi kısalmıştır. Bu tür beklenmedik
dalgalanmalarda yukarıdaki tedavi protokolü izlenir. Yararlı
olmazsa proteinli gıdalar yalnızca akşam yemeğine kaydırılır,
çünkü bazı hastalarda mide hareketleri de çok yavaşlamış olduğundan
levodopa yemekten 1 saat önce aç karnına alınsa bile midede
önceki öğünde yenilmiş olan besin bulunuyor olabilir ve bu
durum ilacın emilimini önler ya da etkisini zayıflatır.
İstemsiz hareketler (diskineziler):
Levodopaya bağlı olarak gelişen geç motor komplikasyonlardan
biri de istemsiz hareketlerin belirmesidir. Bunlar gövdede
sallanma, kol veya bacaklarda dansetmeye benzer kıvrılma veya
bükülme hareketleri, baş ve boyunda sallanma veya ağız, çene,
dilde oynama şeklinde hastaların durduramadığı istemsiz kas
kasılmalarıdır. Bu istemsiz hareketler hafif olduğu zaman
hasta tarafından fark edilmeyebilir, şiddetli olduğu zaman
ise yorgunluğa neden olur. Söz konusu istem dışı hareketler
genellikle Parkinson belirtilerinin düzeldiği “iyi” dönemlerde
ortaya çıkar. Genç hastalarda tedavinin ilk yıllarında belirir
ve çok daha şiddetli seyreder. Bu tür kıvrılma hareketleri
hastalık belirtilerinin ağır olduğu tarafta daha belirgindir.
Diskinezilerde tedavi yaklaşımları:
Levodopa dozu azaltılır
Yavaş salınan levodopa (Madopar HBS®) kesilir
Antikolinerjikler kesilir
Amantadin eklenir (günde 2-6 tablet)
Klonazepam (RivotrilÒ)
Dopamin agonisti eklenir
Buspiron eklenir (düşük doz)
Klozapin (Leponex®)*
eklenir
Cerrahi girişim (pallidotomi, subtalamik nukleus stimülasyonu)
* Haftada bir kan lökosit
düzeyi takibi gerektirir (6 aydan sonra ayda bir).
Bunların dışında levodopanın etkisinin kaybolduğu “kötü”
dönemlerde ortaya çıkan ve bazen ağrılı olabilen “distoni”
adı verilen kasılmalar görülür; örneğin ayağın içe dönmesi,
el veya ayak parmaklarında bükülme, açılma veya gerilme, boyunda
bir yana dönme, gövdede bir yana eğilme veya ağız kenarlarının
aşağı bükülmesi sayılabilir. Bunlar da yaşlılara kıyasla genç
hastalarda daha sık ve daha erken ortaya çıkar. Bazen yalnız
sabahları görülen distonik kasılmalar özellikle Parkinson
hastalığının genç yaşta başladığı hastalarda -levodopadan
bağımsız olarak- ilk belirti olarak ta görülebilmektedir.
Böyle hastalarda bir ya da iki uzvu etkileyen kasılmalarda
bölgesel botulinum toksini zerkleri yapılabilir. Nadiren levodopanın
ya da agonistlerinin hasta tarafından bilinçsizce fazla alınmasınının
bir sonucu olarak da distoni gelişebilmektedir. Böyle durumlarda
söz konusu ilaçların dozunu azaltmakla bu sorun giderilebilir.
Distonide tedavi yaklaşımları:
Levodopa dozu azaltılır
Dopamin agonisti eklenir
Baklofen (Lioresal®) eklenir
Cerrahi girişim
Erken sabah distonisinde
Gece yatarken yavaş salınan levodopa verilir
Gece yatarken uzun etkili dopamin agonisti verilir
Gece baklofen verilir
Sabah erken levodopa verilir
Levodopaya bağlı, hareketlere ilişkin
olmayan (non-motor) komplikasyonlar:
Ruhsal, otonom veya duysal özellikte olan bu sorunlar genellikle
motor dalgalanmaları olan hastaların “kötü” dönemlerinde görülür.
Hastalarda sıkıntı, depresyon, kabızlık, aşırı terlemeler,
yaygın ağrılar veya uyuşmalar vb. dikkati çeker. Levodopa
etkisini gösterdiği zaman bu yakınmalar düzelir.
Levodopa her Parkinson hastasına verilmeli midir ? Parkinson
hastalığında belirtiler üzerine en etkili ilaç olmasına karşın,
levodopanın uzun süre kullanılmasına bağlı olarak gelişen
yukarıda sözü edilen komplikasyonlar nedeniyle, henüz özürlülüğün
oluşmadığı özellikle genç-orta yaşlarda ve erken evrelerdeki
hastalarda, levodopaya başlanılmaması, belirtilerin daha ilerlemiş
olduğu ağır dönemlere kadar geciktirilmesi yaklaşımı mantıklı
görünmektedir. Özellikle erken yaştaki hastalarda eğer semptomlar
hafif düzeyde ise levodopa dışındaki diğer Parkinson ilaçlarının
verilmesi, levodopaya mümkün olduğu kadar geç başlanılması
daha uygun görülmektedir. İleri yaşlardaki hastalarda veya
belirtilerin ilerlemiş olduğu genç hastalarda levodopa daha
güvenle kullanılabilir.
DOPAMİN AGONİSTLERİ
[Pergolid (Permax®), lizürid (Dopergin®), bromokriptin (Parlodel®,
Galaktomin®, Gynodel®, Apo-Bromocriptine®), piribedil (Trivastal
retard®), pramipeksol (Pexola®), ropinirol (Requip®), kabergolin
(Cabaser®), apomorfin (Apogo®)]
Dopamin agonistleri beynin striyatum bölgesindeki “reseptör”
adı verilen dopaminin bağlanma yerlerini doğrudan uyararak
Parkinson hastalığında eksilmiş olan dopamine benzer etki
gösterirler. Parkinson hastalığı belirtileri üzerine etkileri
levodopadan sonra en fazla olan ilaçlardır. Agonistler genel
olarak iki amaçla kullanılırlar:
1) Hastalığın erken dönemlerinde
tek başlarına verilince özellikle genç hastalarda levodopaya
başlanılmasını yaklaşık 5 yıl geciktirirler.
2) Hastalığın daha ileri dönemlerinde
levodopa ile birlikte verildiklerinde ise levodopanın yol
açtığı motor komplikasyonları önemli ölçüde azaltırlar. Genel
olarak etkileri kadar, yan etkileri de az çok birbirine benzemekle
birlikte, aynı hastada birinin yarar sağlamadığı durumda bir
diğeri yararlı olabilmektedir. İlaç değiştirmede dozlar tedricen
azaltılmalı ve arttırılmalıdır. Agonistlerin düşük dozlarda
etkili olmadıkları, ancak yüksek dozlarda yarar sağladıkları
bilinir. Piribedil özellikle istirahat tremoru üzerine oldukça
etkilidir.
Agonistler, yan etki olasılığına karşı düşük dozda başlanarak
(gece yarım veya 1 tb.), 2-4 günde bir yarım tablet şeklinde
yavaş bir şekilde arttırılır, böylece beklenen klinik etki
15-20 günde sağlanır. Örneğin pergolid 0.05 mg tablet gece
yarım başlanır, 2-4 gün arayla yarım-1 tablet arttırılarak,
Tablo 2’de görülen etkin dozlara ulaşılır. Etkinliği en uzun
süreli olan kabergolin gece tek dozda verilir. Agonistler
levodopaya eklenecekse, başlangıçta agonist dozu henüz düşükken
levodopa dozu azaltılmamalıdır, yoksa hastanın belirtileri
şiddetlenir. Agonist istenilen doza ulaşınca levodopa dozu
yavaş bir şekilde yaklaşık % 25 oranında azaltılabilir veya
kesilebilir.
Apomorfin ileri evrede bulunan ve motor dalgalanmaların gelişmiş
olduğu hastalara, cilt altına zerk edildiğinde, 5-10 dakika
gibi kısa sürede hastada “iyi” dönem etkisi yaratır ve bu
“kurtarıcı etki” 40-90 dakika sürer. Bu aralıklı tedavi dışında,
sık olarak dalgalanmalar gösteren ve gün içinde uyanık oldukları
dönemin % 50'sinden fazlasını "kapalı" halde geçiren
hastalarda apomorfin özel bir pompa sistemi ile sürekli uygulandığında
sürekli “iyi” dönem sağlanabilir.
 |
 |
 |
Tablo 2.
Dopamin reseptör agonistlerinin özellikleri
|
|
|
|
Pergolid
Permax
®
|
|
3-20
|
|
0.05 yarım tablet
|
|
0.75-4
|
|
|
Lizürid
Dopergin
®
|
|
2-4
|
|
0.2 yarım tablet
|
|
1-2
|
|
|
Bromokriptin
Parlodel
®
|
|
3-8
|
|
1.25 yarım tablet
|
|
7.5-30
|
|
|
Piribedil
Trivastal
®
|
|
6-10
|
|
50 1x1 tablet
|
|
150-300
|
|
Kabergolin
(Cabaser ®)

|
|
24-65
|
|
0.05 1x1 tablet
|
|
0.5-5
|
|
|
Ropinirol
(Requip ®)
|
|
3-6
|
|
0.25 3x1 tablet
|
|
3-24
|
|
|
Pramipeksol
(Mirapex ®)
|
|
8-12
|
|
0.125 3x1 tablet
|
|
0.75-4.5
|
|
|
 |
Tedavi başlangıcında sık karşılaşılabilen
bulantı, kusma veya postüral hipotansiyona bağlı baş
dönmesi gibi yan etkilere tolerans gelişinceye kadar
(15-30 gün) tedaviye domperidon (Motilium®) eklenebilir.
Agonistler ayrıca ileri yaşlardaki hastalarda hareket
eden canlılar şeklinde görsel halüsinasyonlara yol açabilirler.
Özellikle ergo türevlerinin (pergolid, lizürid, bromokriptin
ve kabergolin) seyrek olarak yol açtığı ve ilaç kesilince
düzelen yan etkileri arasında, akciğer zarı kalınlaşmasına
bağlı nefes darlığı ve bacaklarda şişme (ödem) sayılabilir.
ANTİKOLİNERJİKLER
(Akineton®, SormodrenÒ,
Artane®)
Kolinerjik sistemin dopamin üzerine baskılayıcı
etkisini kaldırmak amacıyla verilen antikolinerjik ilaçlar
daha çok istirahat tremoruna ve bazen da kas sertliğine
etkilidirler. Günümüzde yan etkileri nedeniyle oldukça
seyrek kullanılan bu gruptaki ilaçlar daha çok genç
yaşta ve titremesi ön planda olan hastalarda tercih
edilir. Bu ilaçların 55-60 yaşın üzerindeki hastalara,
titreme belirgin olsa dahi verilmemesi gerekir, çünkü
bu yaşlarda unutkanlığa ve zihinsel işlevlerde yavaşlamaya
yol açabilmektedirler.
Biperiden (Akineton®) 2 mg tablet veya
triheksifenidil (Artane®) 5 mg tablet günde 2 kez yarım
başlanarak etkili dozlarda sürdürülür. Bu ilaçlar için
günlük en yüksek dozlar sırasıyla 12 ve 20 mg’dır.
Yan etkileri hafıza kusurlarının yanı
sıra, ağız kuruması, kabızlık, idrar tutukluğu, empotans
veya yakını görme (akomodasyon) güçlüğü olup, bu yan
etkiler ilaç kesildiğinde düzelir. Ayrıca glokomu olan
hastalarda verilmemelidirler.
AMANTADİN
(Symmetrel®, Amantadin Ratiopharm®,
PK-Merz®)
Dopaminin sentez ve salınımını arttırdığı
ve depolanmak üzere geri alınımını engelleyerek antiparkinson
etki gösterdiği düşünülür. Erken evredeki hastalara
her türlü belirtiye yönelik olarak verilebilir. Ayrıca
ileri evredeki hastalarda levodopaya bağlı sallanma
ve kıvrılma şeklindeki istemsiz hareketleri baskılamada
oldukça yararlıdır. Genellikle 100 mg tabletleri günde
2-3 adet verilir. Diskineziler baskılanamıyorsa, günlük
doz 6 tablete kadar arttırılabilir. İleri yaştaki hastalarda
hayal görme gibi ruhsal yan etkilere yol açabileceğinden
dikkatli olunmalıdır. Ayaklarda şişme, ciltte mermer
görünümünde harelenme (livedo retikülaris) şeklinde,
ilaç kesilince düzelen zararsız yan etkileri olabilir.
KATEKOL-O-METİLTRANSFERAZ (KOMT)
ENZİMİ İNHİBİTÖRÜ: ENTAKAPON
(Comtan®)
Levodopanın beyne geçmeden önce mide-barsak
sisteminde KOMT enzimi ile yıkımını önler, böylece levodopanın
beyne daha fazla miktarda geçmesini sağlar. Özellikle
motor dalgalanmaların gelişmiş olduğu hastalarda “iyi”
dönemlerin süresini anlamlı olarak uzattığı, “kötü"
dönemleri ise kısalttığı gösterilmiştir. Entakapon,
her bir levodopa dozu ile birlikte aç karnına verilir.
İlacın 200 mg olan tabletleri günde 600-1800 mg dozlarında
kullanılabilir.
Entakapon, idrar renginin portakal rengini
almasına yol açar. Entakapon levodopanın iyi etkilerini
arttırırken yan etkilerini de ortaya çıkarabilir. Böylece
hastada istem dışı kıvrılmalar ya da hayaller artarsa
levodopa dozunun biraz azaltılması veya o saatte alınan
entakapon dozunun kesilmesi uygundur.
MONOAMİNO-OKSİDAZ-B
(MAO-B) ENZİMİ İNHİBİTÖRÜ: SELEGİLİN
(Seldepar®, Moverdin®)
MAO-B inhibitörleri dopaminin kimyasal
olarak yıkımında rol oynayan enzimlerden biri olan MAO-B
enzimi ile parçalanmasını önleyerek dopaminin etkinliğini
arttırır. Parkinson hastalığında sinir hücrelerini koruyucu
etkisi olduğu ileri sürülen ilk ilaç olmasına karşın,
bu konudaki kanıtlar yeterli değildir ve bu konudaki
bilimsel araştırmalar sürmektedir. İlacın belirtiler
üzerine etkisi nispeten zayıftır. Tek başına veya levodopaya
eklenerek verilen ilacın 5 mg tabletleri sabah tek dozda
kullanılır, çünkü amfetamin metaboliti olduğundan gece
verilirse uykusuzluğa yol açabilir. Selegilinin önemli
bir yan etkisi olmamakla birlikte, levodopanın yan etkilerini
arttırabileceği için, gerektiğinde levodopa dozu azaltılır.
|

|