Parkinson hastalığı genellikle çok sinsi ve yavaş bir biçimde
başlar, öyle ki hastalar çoğu zaman hastalığın başlangıç tarihini
kesin olarak söyleyemezler. Hastalar ilk belirtinin farkına
vardıkları zaman hastalığın bazı belirtileri uzun zaman önce
başlamış olabilir. Bir elinde titreme yakınmasıyla başvuran
bir hastanın,5-6 yıl öncesine ait çekilmiş video filmlerinde
yürürken bir kolunu sallamadığı fark edilebilir ya da bazen
hastanın eski fotoğraflarında öne eğik duruş özelliği dikkati
çekebilir. Parkinson hastalarının büyük çoğunluğunda sıklıkla
ilk belirti bir elde veya el parmağında titremedir, kimi hastada
ise yazı yazarken harflerde küçülme veya yüzünde donuk ifade
ilk belirtiyi oluşturur.
PARKİNSON HASTALIĞININ TEMEL
BELİRTİLERİ
Titreme (Tremor)
Parkinson hastalığının titreme, kas sertliği ve hareket azlığı
ile şekillenen üç temel belirtisinden en belirgini olan titreme
genellikle hastanın doktora en sık başvurma nedenidir. Parkinson
hastalarının yaklaşık % 80’inde titreme ortaya çıkmaktadır.
Titreme sıklıkla bir taraftaki elde, bazen de bir ayakta
ortaya çıkar. Titreme tek bir parmağa sınırlı kalabildiği
gibi bazen dili, dudakları veya çeneyi de etkileyebilir. Ancak
Parkinson hastalığı baş veya ses titremesine yol açmaz.
Titreme baş parmak ve işaret parmakların ileri-geri hareketleri
ve elin bozuk para sayma ya da bir çakıl taşını baş parmak
ve işaret parmak arasında yuvarlama hareketi şeklinde olabilir.
Titreme ayakta ortaya çıktığı zaman pedala basma hareketini
andırır.
Düzenli ve belli bir hızda olan titreme saniyede 5-6 vurumludur.
Diğer hastalıklarda görülebilen titremelere benzemeksizin,
Parkinson hastalığında etkilenmiş olan el veya ayak dinlenme
sırasında titrer. Titreme uyku sırasında ve o uzvun harekete
başlamasıyla kaybolur. Sinirlilik, yürüme, stres altında kalma
ya da aşırı zihinsel faaliyet titremeyi arttırır. Böylece
aralıklı olarak ortaya çıkabilen titreme hastanın ruh halini
yansıtabilir. Örneğin evde gazete okurken titremesi olmayan
bir hastanın ziyaretçisi gelince titremesi tekrar ortaya çıkabilir.
Titremenin bu yönü nedeniyle hastalar toplum içinde sıkıntıya
girmekte ve arkadaş arasında olmaktan vazgeçmektedirler.
Hastalar gözle fark edilemeyecek kadar ince titremeyi bile
hissedebilirler ve bunu titreşim hissi gibi algılarlar. Nadir
olarak görülen karın kaslarının titremesi, içerde titreyen
bir şey varmış gibi hissedilir. Diyafram veya göğüs kasları
titremesi “çarpıntı” gibi hissedilir ve hasta kalple ilgili
bir sorun olduğunu düşünerek ilgili hekime başvurur.

Titremesi olan her kişinin Parkinson hastası olmadığını vurgulamak
gerekir. Sağlıklı insanlarda korku, heyecan gibi stresli durumlarda
ellerde, bacaklarda geçici olarak titreme ortaya çıkabilir.
Bunun dışında her yaşta görülebilen ve “esansiyel tremor”
adı verilen iyi huylu, ailevi bir hastalıkta, kollar öne doğru
uzatılınca ellerde titreme olur, özellikle bu gruptaki yaşlı
hastalarda başın da titrediği görülebilir. Bu hastalığın bir
çok özelliği gibi tedavisi de Parkinson hastalığından farklıdır.
Bunun dışında titremeye yol açan çeşitli nedenler arasında,
bazı ilaçların kullanımı, tiroid bezinin aşırı çalışması veya
beyincik hastalıkları sayılabilir.
Kas sertliği (Rijidite)
Bazı hastalar uzuvlarda sertlik hissinden yakınırlar. Bununla
birlikte kas sertliği çoğu kez hastanın bir yakınması olmayıp
hekimin fizik muayenede pasif harekete karşı olan bir direncin
varlığını saptaması ile tanınır. Hekim hastaya gevşemesini
söyleyerek, hastanın uzuvlarını eklem yerlerinden bir çok
kez nazikçe gerer ve büker ve bu pasif harekete karşı eklem
çevresinde direnç arar. Böyle pasif harekete karşı sürekli
bir direnç bulunmasına “rijidite” denilir. Normalde kasların
dinlenme halinde yumuşak ve gevşek olmaları gerekirken, rijidite
varlığında dinlenme halinde bile sabit biçimde gergin ve elle
hissedilebilen belli bir sertlikte oldukları görülür. Parkinson
hastalığında rijidite en sık el, ayak bileği, dirsek veya
diz gibi eklemlerde saptanır.
Bazen kas sertliği hekim tarafından eklemde sanki “dişli
çark” takılması varmış gibi hissedilir. Hastalar kas sertliğini
yorgunluk, batma hissi, ağrı veya kramp şeklinde hissedebilirler.
Omurga çevresi kasların sertliği oldukça seyrek görülür, sırt
ağrısı ya da bel ağrısı yaratabilir ve genellikle öne eğik
durmakla şiddetlenir. Baldır ve ayak kasları sertliği ağrılı
kramplar şeklinde ortaya çıkabilir.
Hareketlerde yavaşlama (Bradikinezi)
Parkinson hastalığının belki de özürlülük yaratan en temel
belirtisi olan hareketlerdeki yavaşlama yani “bradikinezi”,
erken veya geç olarak her hastada gelişir. Hareket yavaşlığı
günlük yaşamdaki faaliyetlerin tümünün belli bir yavaşlıkta
olmasına yol açar. Hareketlerin ardı sıra tekrarı ve eklemlerin
hareket açıklığı azalmıştır. Hastaların basit günlük işlerini
yapma sırasında, örneğin düğme ilikleme, kravat ve ayakkabı
bağlama, yazı yazma ve çatal-bıçak kullanma gibi incelik isteyen
işlerde başlangıçta hafif derecede hissettikleri güçlük giderek
artar. Zamanla istemli hareketlerin çoğunun yapılmasında,
örneğin yemek yerken ve çiğnerken, alçak bir koltuktan doğrulurken,
otomobile binerken ve inerken, yatakta bir taraftan diğer
tarafa dönerken zorlanmalar dikkati çeker. Yukarıda sözü edilen
istemli hareketlerin yavaşlamasının yanı sıra, gözleri kırpmak
ve yürürken kolları sallamak gibi farkında olmadan otomatik
olarak yaptığımız hareketler de azalır ya da kaybolur.
Hareket yavaşlığı belirgin olsa da hastaların kas kuvveti
normaldir. Hastanın bu yöndeki yakınması genel bir yorgunluk
hali, örneğin yürürken ya da diş fırçalarken yapılması gereken
ardı sıra hareketler sırasında uzuvlarda hissettiği tutukluktur.
Hareketlerdeki bu tür yavaşlık zamanla hastaları başkalarına
bağımlı hale getirebilir. Yavaşlığı ağır derecede olan bir
hastada titreme ya da rijidite bulunmayabilir.
“Akinezi” ise hareketsizlik anlamı taşır ve genellikle hastalığın
ilerlemiş olduğu dönemlerde ortaya çıkar. Bu durumdaki Parkinson
hastaları uzun süre izlendiğinde, hareket yapma yeteneğini
gözle görülür derecede yitirdikleri görülür; göz kırpma, doğal
yüz ifadesini oluşturan hareketler (mimikler), oturuşu düzeltmek
gibi yardımcı hareketler gözlenmez. Böyle hastalar kıpırdamadan
oturur ve sadece sabit bir bakışla bakarlar.

|