Şimdiye kadar anlatılan tüm ilaçlar Parkinson hastalığındaki
temel belirtiler olan titreme, kas sertliği ve hareket yavaşlığına
etkiliydi. Bunların dışında sık görülen kilitlenmeler, uykusuzluk,
sıkıntı, kramp, ağrı, kabızlık, çarpıntı vb. gibi diğer belirtilerin
de tedavisi gerekmektedir. Aşağıda söz konusu belirtiler için
önerilen tedavi yaklaşımları yer almaktadır.
Kilitlenme (motor bloklar, donakalma)
Dopaminerjik ilaç dozları arttırılır
Yerde kalem gibi bir obje veya basamak varmışçasına yüksek
adım atılır
Eldeki bir “lazer pointer”ın kırmızı ışığı üzerinden adım
atılır
Yüksek sesle sayı saydırılır
Yanlara doğru hafifçe sallanılır
Hasta omzundan çok hafifçe itilir
“L” şeklinde baston kullanılır
Ritmik ses veren bir metronom aleti kullanılır
Marş dinlenir (Örneğin "Walkman" ile)
Baldır kasları içine botulinum nörotoksini (Botox® 100 UI
veya Dysport® 500 UI, 1 flakon) zerk edilebilir. Bu işlem
en fazla 2 ay iyilik sağlar.
Ağızdan salya sızması (siyalore)
Levodopa dozu arttırılır
Dil üzerine tropikamid (Tropamid®) 2-4 damla damlatılır
Dil üzerine %10'luk atropin damlatılır
Üropan günde 1 veya 2 tablet dozunda verilebilir
Özürlülük yaratacak derecede şiddetli olduğunda kulak önündeki
yanak bölgesinde yer alan tükrük bezine botulinum nörotoksini
(Botox® 100 UI veya Dysport® 500 UI, 1 flakon) zerk edilebilir.
Bu işlem 3-4 ay rahatlık sağlar.
Bulantı / Kusma
Domperidon (MotiliumÒ) ilaçlardan 1 saat önce, günde 3x1
veya 3x2 tb. verilir
(Metaklopramid (Metpamid®) ve proklorperazin (Emedur®) merkezi
dopamin reseptör antagonisti oldukları için verilmez, parkinsonizmi
arttırırlar)
Tansiyon düşmesi (Postüral hipotansiyon)
Tansiyon düşürücü ilaç alınıyorsa azaltılır veya kesilir
Günde iki litre sıvı alması önerilir
Günlük alınan tuz miktarı arttırılır
Yatarken başın 45o yükseltilmesi için iki yastık kullanılır
Diz altı 38 mm Hg basınçlı elastik çorapların kullanılması
önerilir
Domperidon (Motilium®) eklenir
İndometasin (Endol® tablet veya fitil, 2x1 veya 3x1) eklenir
Fludrokortizon (Astonin®, 0.1 mg tb., 3x1 tb.) eklenir
Aşırı terleme
(Genellikle “kötü” dönemde veya diskineziler sırasında olur)
Motor dalgalanmalar azaltılır
Propranolol (Dideral® gece yarım tablet) verilir
Depresyon ilaçları verilir
Sık idrara çıkma veya kaçırma (Üriner enkontinans)
Oksibütinin (Üropan®*)
verilir
Propantelin (Bantinova®*)
verilir
Tolterodine (Detrusitol®*)
(İdrar yolu iltihabi hastalıkları ve erkek hastada prostat
hastalığı dışlanmalıdır)
* Demanslı hastalarda
konfüzyona yol açabileceği için dikkatli olunmalıdır
Uykusuzluk: Parkinson hastalığında
uykusuzluğun pek çok nedeni vardır. Levodopa bazı hastalarda
uykusuzluğa yol açabilir, o zaman hasta son ilaç dozunu akşam
daha erken bir saatte almalıdır. Hastanın hareket yavaşlığına
bağlı olarak yatakta istediği gibi dönememesi nedeniyle ya
da gece şiddetli titremenin uykuyu bozması hallerinde gece
yatarken uzun etkili levodopa (Madopar HBS® veya Sinemet CR®)
veya bir dopamin agonisti verilmesi, ya da antikolinerjik
ilaç alıyorsa onun son dozunun geceye kaydırılması çözüm olabilir.
Parkinson hastalarının bazılarında uykuda uykuyu bozacak
düzeyde kollar veya bacaklarda istemsiz sıçramalar, bazen
de sürekli biçimde bacaklarda hareket etme dürtüsü (huzursuz
bacak) olabilmektedir. Endişe etmeye gerek olmayan bu sıçramalar,
gece yatarken bir dopamin agonisti alınırsa önlenebilir.
Normalde uykuda rüyaların görüldüğü dönemde vücuttaki kasların
gevşemesi gerekirken, bazı Parkinson hastalarında bu gevşeme
olmadığı için hastalar rüyalarını canlı yaşarlar. Böylece
rüyalarında gördükleri kişilerle dövüşme, yumruk veya tekme
atma gibi hareketler yaparak sıklıkla eşlerine “farkında olmadan”
zarar verebilir, yumruk atabilir, hatta bazen yataktan düşebilirler.
“REM uykusu davranış bozukluğu” adı verilen bu durum erkek
hastalarda daha sık görülmekte olup, gece yatmadan yarım saat
önce alınan klonazepam ile (Rivotril®) kontrol altına alınabilir.
Kramplar uykuyu bozuyorsa tedaviye baklofen (Lioresal®) eklenir.
Kramplar gün içinde levodopanın etkisinin geçtiği dönemlerde
oluyorsa Lioresal® günde üç kere yarım tablet ile başlanarak
gerekirse günde üç kere bir, hatta dörder tablete kadar arttırılarak
kullanılabilir. Diğer yandan geceleri sık idrara çıkma gereksinimi
duyan hastalarda da uyku düzeni bozulur. Bu durumda gece yatarken
bir veya iki tablet oksibütinin (Üropan®) alınması veya her
iki burun deliğine birer püskürtme şeklinde desmopressin (Minirin®)
burun spreyinin uygulanması yararlı olabilir. Depresyonu olan
hastalarda diğer belirtilerin yanı sıra görülebilen uykusuzluk
depresyon ilaçlarıyla giderilebilir.
Uyku Bozuklukları
Selegilin gece alınıyorsa:
Sabah veya öğlen verilir
Parkinson belirtilerinin artmasına bağlı
ise:
Levodopanın son dozu gece geç saatte alınır
Gece uzun etkili levodopa (Madopar HBS®) verilir
Gece uzun etkili agonist (Permax®, Cabaser®)verilir
Gece KOMT inhibitörü (Comtan®) verilir
Titreme ön plandaysa genç hastada antikolinerjik (Akineton®)
verilir
Levodopaya bağlı ise:
İlacın son dozu akşam erken saatte alınır
Depresyona bağlı ise:
Antidepresan ilaç verilir
Gece sık idrara çıkmaya bağlı ise:
Gece oksibutinin (Üropan®), propantelin (Bantinova®) veya
tolterodine (Detrusitol®) verilir
Desmopressin (Minirin®) burun spreyi kullanılır
Bacaklarda sıçramalara (miyoklonus) bağlı
ise:
Klonazepam (Rivotril®) verilir
Pirasetam (Nootropil®) verilir
Valproik asit (Depakin chrono®) verilir
Gündüz aşırı uykululuk varsa:
Modafilin (Modiodal®) 50-100 mg, sabah tek doz
Selegilin (Moverdin veya Seldepar), 5 mg tablet, sabah verilir.
REM davranış bozukluğu:
Klonazepam (Rivotril®) (Gece çeyrek veya yarım tablet)
Hayal görme (halüsinasyon), şüphecilik
hezeyanları:
Parkinson hastalığında beyinde eksilmiş olan dopamini yerine
koyma amacıyla verilen ilaçlar bu eksiği kapatırken, beynin
diğer bölümlerinde normal düzeylerdeki dopamini daha da arttırarak
psikiyatrik belirtilere yol açabilirler. Bu durumda hastalarda
çeşitli hayaller gelişebilir. Bunlar en sık hareket eden evcil
hayvanlar, oynayan çocuklar veya insan grupları, eşyaların
ya da desenlerin oynaması gibi görsel hayallerdir. Kimisi
görünmeyen kişilerin seslerini duyarlar veya birisinin kendisine
dokunduğunu hissederler. Başlangıçta hastalar bunların gerçek
olmadığının farkındadır, ancak zamanla içgörü kaybolur ve
gördüklerinin gerçek olduğunda ısrar ederler. Bu durumdaki
hastalarla tartışmamak en doğrusudur, çünkü bu durum tamamen
ilaçlara bağlı olarak gelişmiş olup, tedavi ayarlamasıyla
düzelecektir. Özellikle yaşlılarda hayalleri arttırabileceği
için çok çeşitte Parkinson ilaçlarının kullanılmasından kaçınmalıdır.
Bazı hastada ise yakınlarından kuşkulanma gibi yersiz şüphecilik
hezeyanları görülebilir. Böyle sorunları olan hastalar için
aşağıdaki yaklaşımlar önerilir:
• Selegilin kesilir
• Antikolinerjikler
kesilir
• Amantadin kesilir
• Dopamin agonistlerinin
dozu azaltılır veya kesilir
• Levodopa dozu azaltılır
• Ketiapin (Seroquel®)
eklenir (25 mg tablet gece çeyrek başlanır, haftalık aralarla
yarım veya 1-4 tablete arttırılabilir)
• Olanzapin (Zyprexa®)
eklenir (2.5 mg tablet gece yarım başlanır, haftalık aralarla
1-2 tablete arttırılabilir)
• Klozapin (Leponex®)*
eklenir (25 mg tablet gece çeyrek başlanır, haftalık aralarla
arttırılarak yarım veya 1-4 adet verilir)
* Haftada bir kan lökosit
düzeyi takibi gerektirir (6 aydan sonra ayda bir yapılır)
Bunama (Demans)
Rivastigmin (Exelon®)
Donepezil (Aricept®)
Memantin (Ebixa®)
E vitamini
Sıkıntı, depresyon (ruhsal çöküntü
hali): Hastada sıkıntı yakınması mevcutsa diazepam
(Diazem®), lorazepam (Ativan®), alprazolam (Xanax®) gibi ilaçlar
verilebilir. Bunlar genellikle yüksek dozlarda uyku hali,
baş dönmesi, şuur bulanıklığı yaratabilir. Yeşil reçete ile
satılan bu ilaçlar özellikle yüksek dozlarda ve sürekli kullanıldığı
takdirde alışkanlık yapabileceğinden dikkatli olmak gerekir.
Hayattan zevk almama, neşesizlik, iştahsızlık ya da uykusuzluk
ile şekillenen depresyon haline Parkinson hastalığında oldukça
sık rastlanır. Depresyon halinin çok ileri derecede olması,
hastada unutkanlık ve durgunluk ta yarattığı için hastalık
belirtilerinin, özellikle hareket yavaşlığının yanlış olarak
daha şiddetli olduğu ve demans başladığı izlenimi yaratır.
Depresyon tedavisinde kullanılan fluvoksamin (Faverin®), fluoksetin
(Prozac®), sitalopram (Cipram®), trazodon (Desyrel®), moklobemid
(Aurorix®), tianeptin (Stablon®), amineptin (Survector®),
sertralin (Lustral®), paroksetin (Seroxat®), venlafaksin (Efexor®)
ve benzeri ilaçlarla hastanın yaşama sevinci artar, hatta
hastalık belirtileri nispeten hafifler. Bu tür depresyon ilaçları
selegilin ile birlikte verilmemelidir.
Ağrılar: Ağrıları levodopaya
bağlı “kapanma” dönemleri sırasında ortaya çıkan hastalarda
“doz sonu fenomeni” bölümünde açıklanan öneriler uygulanır.
Aspirin ve benzeri ağrı gideren ilaçlar ile son yıllarda kullanılan
gabapentin (Neurontin®) sıklıkla yararlı olur. İlaç 300 mg
1x1 başlanarak, uyku verici yan etkisi olmaması için yavaş
bir şekilde 3x1 veya 3x4 dozlarına kadar arttırılabilir. Bunların
dışında fizik önlemler, sıcak uygulama ve masaj ağrıyı dindirebilir.
Boyun kasları masajı gerilim tipi başağrısını, baldırların
masajı ise bacak kramplarını hafifletebilir. Duruş biçiminin
düzeltilmesi de sırt ağrısını gidermekte önemlidir. Dik duruş
için çaba sarf edilince bu ağrı sıklıkla kaybolur.
Kabızlık: Özellikle lifli
besinlerden zengin uygun gıda alınması (veya kuru erik, kuru
kayısı) ve bol su içilmesi (günde 5-8 bardak), karın kaslarını
çalıştıran hareketler yapılması bu sorunu giderilebilir. Şiddetli
kabızlık için bazen ilaç gerekebilir, nadiren lavman ile çözüm
sağlanır.
Çarpıntı: Hastalıkta levodopanın
seyrek olarak yol açabileceği çarpıntıyı gidermek amacıyla
propranolol (Dideral®) verilebilir. Dideral®, kollar öne uzatılınca
ortaya çıkan titremeye (postüral tremor) de etkili olduğundan
bu yönde yakınması olan hastalara da yararlı olur. İleri yaştaki
hastalar ile astımı veya kalp yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır.
Bu ilacın yüksek dozlarda nabız yavaşlaması, tansiyon düşmesi
gibi yan etkileri bulunduğu bilinmelidir.
Ciltte yağlanma: Bu yakınma,
Parkinson tedavisinde kullanılan uygun dozdaki ilaçların kullanılmasıyla
sıklıkla düzelir ve nadiren ciddi sorun oluşturur. İlaçların
dışında nötral ya da yumuşak sabunların (katranlı, kükürtlü
ve selenyumlu şampuanlar) her gün kullanılmasıyla aşırı yağlanma
ve kepeklenme kontrol edilir. Gerektiği takdirde düzenli kullanmak
şartıyla hidrokortizonlu losyonlarla iyi sonuç alınabilir.
Bacaklarda ödem (şişme): Hafif
derecede ise bacakları sürekli sarkıtmaktan kaçınma, ayak
bileklerini sürekli oynatma, bacakları yükseğe kaldırıp dayama
suretiyle hafifletilebilir. Parkinson hastalığında genellikle
ayaklarda ortaya çıkabilen ödem hali, günlük idrar miktarını
arttıran hidroklorotiazid (Triamteril®) gibi idrar söktürücü
ilaçlarla düzelir. Diğer yandan özellikle ergo türevlerinin
(pergolid, lizürid, bromokriptin ve kabergolin) bazen de amantadinin
kullanımına bağlı seyrek olarak gelişebilen ödem, söz konusu
ilaçların kesilmesiyle düzelir.
Gözlerde kızarıklık: Göz kırpmanın
azalmasına bağlı olarak seyerk olarak gelişen bu sorun suni
gözyaşı kullanılarak giderilebilir.
Cinsel işlevlerde düzensizlik:
Levodopa ve dopamin agonistlerinin kullanılması ile cinsel
istek ve enerjinin (libido) düzeldiği bilinmektedir. Bu düzelme
kısmi veya yeterli derecede olabileceği gibi bazen aşırı düzeyde
de olabilir. Nitekim söz konusu ilaçlar, özellikle yüksek
dozlarda kullanıldığında, hasta eşleri bazen hastanın aşırı
libidosundan yakınırlar. O takdirde ilaç dozları azaltılabilir,
eğer sorun sürerse Seroquel® 25 mg veya Leponex® 25 mg gece
yarım tablet verilir. Yetersiz olduğu takdirde, 1 hafta arayla
doz 1 ila 4 tablet arasında arttırılır. Diğer yandan iktidarsızlığın
sebat ettiği hallerde Parkinson hastalığına eşlik edebilen
şeker hastalığı, depresyon veya alkolizm varlığı ya da diğer
parkinsonizm nedenleri araştırılmalıdır. Parkinson hastaları,
ciddi bir kalp hastalıkları yoksa sildenafil (Viagra®) veya
verdanafil (Cialis®) kullanabilir.
E VİTAMİNİ
Son yıllarda E vitamininin hücre metabolizmasında oluşan ve
atılması gereken bazı toksik (zehirli) maddelerin birikimini
önleyerek beyin hücrelerini hasardan koruduğuna (antioksidan
etki), dolayısıyla Parkinson hastalığının ilerlemesini yavaşlattığına
dair bazı gözlemler olmakla birlikte, kanıtlar bugün için
yetersizdir.
İlacın olası yararlı etkiyi hangi dozda sağladığı kesin
olarak bilinmemektedir. Hastalarımıza E vitaminini genellikle
200-400 mg dozlarında vermekteyiz. Söz konusu vitaminin uzun
süre kullanımına bağlı önemli bir yan etki gözlenmemiştir.
C VİTAMİNİ
C vitamininin de E vitaminine benzer şekilde sinir
hücrelerini hasardan koruyucu etkisi olduğundan söz edilmektedir.
Ayrıca levodopanın mideden emilimini kolaylaştırması nedeniyle
levodopa ile birlikte verilmesi önerilir. Levodopaya bağlı
“doz sonu fenomeni” olan hastalarda C vitamininin suda eritilen
levodopayla birlikte verilmesi son yıllarda yaygınlaşan bir
uygulamadır. Ancak Parkinson hastalığı tedavisinde kullanılacak
doz ve hastalığın seyri üzerindeki etkisi hakkındaki bilgiler
henüz yetersiz olup, bu konudaki çalışmalar halen sürdürülmektedir.
B6 VİTAMİNİ
B6 vitamini, levodopayı dopamine dönüştüren “dekarboksilaz
enzimi”nin görev yapması için gereklidir (kofaktör). Ancak
Madopar® ve Sinemet® gibi levodopa içeren ilaçların formülünde
“dekarboksilaz enzim inhibitörü” (Madopar®’da benserazide,
Sinemet®’te carbidopa) bulunması nedeniyle, beraberinde B6
vitamininin kullanılmasında hiçbir sakınca yoktur.
Eski yıllarda Larodopa® adıyla satılan ilaç saf levodopa
içermekteydi ve beraberinde söz konusu enzim inhibitörleri
bulunmamaktaydı. O nedenle B6 vitamini ile alınmaması önerilirdi.
Günümüzde ise B6 vitamini levodopa dahil olmak üzere diğer
tüm Parkinson hastalığı ilaçları ile birlikte rahatlıkla kullanılabilir.
BESLENME DÜZENİ
Parkinson hastalığının belirtilerini gidermede, yararlı etkisi
olduğu bilinen özel bir beslenme şekli ya da belli bir gıda
yoktur. Parkinson hastalarının mümkün olduğu kadar dengeli
biçimde beslenmeleri önerilir. Günlük besinler, bünyeye uygun
miktarda sebze, meyve, yeterli protein, karbonhidrat ve az
miktarda sıvı yağ içermelidir. Hastalar aynı zamanda düzenli
aralıklarla beslenmeli ve aşırı yemekten kaçınmalıdır. Aşırı
kilo alınması yavaşlamış olan beden hareketlerini daha da
ağırlaştırabilir. Çok sayıda vitamin içeren ilaçlar bünyesi
zayıf, halsizliği ve iştahsızlığı olan Parkinson hastalarına
önerilmekle birlikte, ileri yaştaki sağlıklı kişiler tarafından
da günümüzde isteğe bağlı olarak kullanılmaktadır. Parkinson
hastalığı genellikle ileri yaş hastalığı olduğu için, yaklaşık
altı ayda bir kanda lipid ve kolesterol düzeyleri dahil olmak
üzere “check-up” şeklinde kan biyokimyasının araştırılması
uygun olur. Diğer yandan beraberinde şeker hastalığı, damar
sertliği ya da yüksek tansiyonu olan Parkinson hastalarının
bunlara yönelik beslenme kurallarını uygulamaları gerektiği
tartışılmaz.

|